Münevver Karabulut Cinayetinde Dikkat Çeken Gelişme

Münevver Karabulut Cinayetinde Dikkat Çeken Gelişme

Münevver Karabulut Cinayetinde yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.

Haberler 10.4.2022 18:31 0
Münevver Karabulut Cinayetinde Dikkat Çeken Gelişme

Münevver Karabulut Cinayetinde yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Münevver Karabulut cinayetinde baba Süreyya Karabulut'un "İntiharından şüpheliyim" diyerek kızının katili Cem Garipoğlu'nun mezarının açılması talebine ailenin avukatı Dr.Rezan Epözdemir'den de açıklama geldi.


17 yaşındaki Münevver Karabulut, 13 yıl önce İstanbul'da katledilmiş, aylar sonra yakalanan katil zanlısı Cem Garipoğlu 24 yıl hapis cezasına mahkum edilmişti. Cem Garipoğlu, hükümlü bulunduğu cezaevinde 8 yıl önce intihar etti.


Acılı baba Süreyya Karabulut, bugün verdiği röportajda "Cesedini görseydim ikna olurdum ama göstermediler. Avukata ve eşime fotoğraflarını göstermişler. Eşim de ikna olmadı. 197 gün kaçıp bize kan kusturan böyle bir celladın intihar edeceğine inanmıyorum. Ya öldürüldü ya kaçırıldı. Bayramdan sonra mezarının açılmasını talep edeceğim" dedi.


AİLESİNİN AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Karabulut ailesinin avukatı Dr. Rezan Epözdemir'den de konuyla ilgili açıklama geldi.


Habertürk'te yer alan habere göre; "Münevver Karabulut'un ölümü, cinayetin işleniş şekli, kullanılan vasıtalar gözetildiğinde insanın insan olma vasfına aykırı şekilde canice işlenmiş bir cinayettir" diyen Epözdemir, sözlerine şöyle devam etti:


"Olay yeri, adli tıp, kolluk ve mahkemede yaşanan ihmal ve soruşturmayı etkilemeye matuf girişimler nedeniyle, tarafımızca ikame edilen hukuki süreçler doğrultusunda, toplamda 11 dava açılmış ve bu süreçte bu cinayeti gizlemeye, delilleri yok etmeye ve yargıyı etkilemeye çalışan bütün adli tıp, emniyet ve yargı mensupları ile diğer kişiler hak ettikleri cezaları almıştır. Bütün engelleme çabalarına ve tehditlere rağmen, mağdur aile vekili olarak başvurduğumuz tüm hukuki süreçler mahkumiyet ile sonuçlanmış, emsal mahiyette kararlar verilmiştir."


'ADLİ TIP SKANDALI, KAYIP PARA, YARGILAMAYI ETKİLEME ÇABALARI...'

Cinayetin Türkiye'de kadın cinayetleri açısından farkındalık oluşması ve fikri takip sürecinin işletilmesi noktasında bir ilk olduğunu belirten Rezan Epözdemir, şunları söyledi:


"Olay yeri inceleme, olay yerindeki tutanaklara geçmeyen ve kayda alınmayan yüksek miktardaki paranın akıbeti, adli tıpta yaşanan skandal, cinayetin en önemli delili olan kamera kayıtlarının yok edilmesi, mahkemede yaşanan reddi hakim süreci, savcılık şikayetine konu ettiğimiz avukat olarak aldığımız tehdit ve menfaat teklifleri ile mücadele etmek zorunda kaldığımız bütün bu zorluklar ve yargılamayı etkileme çabaları nedeniyle Türkiye'de bütün ceza muhakemesi kurumlarının iflas ettiği ve sistemin sorgulandığı bir süreç yaşanmıştır."


'FOTOĞRAFLARI VE RAPORU İNCELEDİK'

Cem Garipoğlu'nun öldüğüne dair haberin ardından anne Nagihan Karabulut ve baba Süreyya Karabulut ile Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na gittiklerini söyleyen Epözdemir, yaşanan süreci şöyle anlattı:


"Önce dönemin Cumhuriyet Başsavcısı ile görüştük, sonra kendisinin yönlendirmesiyle soruşturma savcısı ile görüştük. Otopsi işlemi yapılırken Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 87. maddesinin son fıkrasına göre cesedin görüntüleri kayda alındığından, müvekkil Nagihan Karabulut ile fotoğrafları ve DNA örnekleri üzerinden yapılan incelemeler neticesinde hazırlanan raporu inceledik, savcı hanım da anlattı. Hatta savcı hanım genç bir meslektaşımızdı, kendisi de öğrenciyken, bu olayı takip ettiğini, çok etkilendiğini ve üzüldüğünü ifade etti ve Nagihan hanıma sarılarak biraz da duygulandı.


Nihayetinde Başsavcılık olarak yapılan otopsi işlemi ve adli tıp raporları neticesinde, ölenin Cem Garipoğlu olduğuna ilişkin kanaatlerinin kesin olduğunu, bu konudaki tüm incelemelerin yapıldığını ifade etti. Bunun üzerine çıkışta adliye önünde bekleyen basın mensuplarına müvekkiller ile birlikte açıklama yaptık ve dosyadaki fotoğraf ve adli tıp raporları ve DNA incelemeleri neticesinde, ölenin Cem Garipoğlu olduğuna inandıklarını müvekkiller de ifade ettiler.


Aradan geçen 7.5 yıllık süreçte yalnızca 9 ay kadar önce, bu hunharca ve vahşice cinayetin işlendiği evdeki kanepe üzerinde Garipoğlu ailesinin fotoğraflarının sosyal medyada yayınlanması üzerine, müvekkil Nagihan Karabulut ile görüştük, kendisi mezarın açılması gibi bir düşüncesinin olduğunu ifade etti. Benden hukuki süreç ile ilgili bilgi aldı. Ben de hukuki süreci ve safahati kendisine anlattım, sonuçları ve olası etkileri ile ilgili kendisine etraflıca bilgi verdim."


'MEZARIN AÇILMASINI İSTEMİYOR'

"Mücadele etmek zorunda kaldığımız bütün hukuksuzluk ve ihmaller ile yargılamayı etkileme çabaları karşısında, yıllar geçse de kızları katledilen ailenin zihninde böyle soru işaretlerinin uyanması son derece normaldir" diyen avukat Rezan Epözdemir, bu röportaj üzerine baba Süreyya Karabulut ile görüştüğünü belirtti ve şöyle devam etti:


"Bu konuda kendilerinden bir talep geldiği anda gerekli hukuki işlemleri ve başvuruları yapabileceğimizi ifade ettim. Sonrasında, kendisi bu talep nedeniyle kamuoyunda yanlış bir algı uyanmasını istemediğini, insanların yıllar sonra bu konu üzerinden gündeme geliyormuş gibi düşünmesini istemediğini, bunun kendisini ve ailesini üzeceğini ve incitebileceğini, yeniden böyle bir süreç yaşamak istemediğini ifade ederek, şimdilik mezarın açılmasını istemediğini ifade etti."


'TALEP GELİRSE DERHAL BAŞVURURUZ'

Avukat Epözdemir, Karabulut ailesinden bu yönde bir talep gelirse, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 87. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, mezarın açılarak fethi kabir işleminin yapılması, doku ve DNA örnekleri üzerinden yeniden incelemelerin yapılması yönündeki talebi Başsavcılığa sunacağını kaydetti.


Epözdemir, "Burada önemli olan müvekkillerin talebidir, kendileri talep ettiklerinde zaten bizim avukat olarak görevimiz, hak arama özgürlüğü kapsamında gerekli hukuki yollara başvurmaktır. Yargıya düşen en temel görev ise şüphesiz ki bu soru işaretlerini gidermek ve maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır" ifadelerini kullandı.


Yorumlar (0)

Seç